STSL | Fatih Terim takımı!

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 21. haftasında Trabzonspor'u sahasında Belhanda (2) ve Diagne'nin golleriyle 3-1 mağlup etti.

Galatasaray, Fatih Terim geldiğinden beri çoğu kez Fatih Terim takımı olmaktan çok uzak oyun yapısına sahip oldu. Geçtiğimiz sezon Ndiaye'nin ayrılığı sonrası Terim olaya oldukça pragmatist yaklaşmış ve kendi oyun felsefesinin dışında bir oyunla Galatasaray'ı şampiyonluğa taşımıştı. Bu sezon başında Ndiaye'nin geri dönüşü gerçekleşti ama bu kez de forvet hattına transfer yapılmaması ve sezon içinde yaşanan kaos sonrası Galatasaray, Fatih Terim takımı olmaktan çok çok uzakta yer aldı. Şampiyonlar Ligi'nde Porto maçları, içerideki Lokomotiv maçında zaman zaman ışık verse de Galatasaray, devamlılığı asla sağlayamadı. Trabzonspor maçında ise yeniden bir ışık yandı. ''Devamlılığı sağlanacak mı?'' bunu zaman gösterecek.

Maça Galatasaray oldukça baskılı başladı. Ön alan presinde Trabzonspor'a nefes aldırmayan Galatasaray, ikinci topların hepsini de toplamaya başladı. Bunun sonucunda 15.dakikada ekranda şöyle bir istatistik görüldü. ''Galatasaray topa %82 oranında sahip oluyor.'' Fatih Terim'in oyununun ana planında topa her daim sahip olmak var. Daima topa sahip olursan rakip asla sana hücum edemez mantığı var. Galatasaray ilk 20 dakika boyunca Trabzonspor'a hiç şans vermedi. Kusursuza yakın bir oyun oynadıktan sonra Galatasaray oyunun temposunu düşürmeye başladı. 3.bölgede yapılan pres gevşedi. Savunma adım adım geriye kaçtı ve takımın boyu uzadı. Galatasaray için bu senaryo bu sezon defalarca yaşandı. Bunu sadece fiziksel düşüşle veya taktik disiplin eksiğiyle açıklayamazsınız. Galatasaray'ın ikinci yarılarda hücum ederken asla sete oturamaması bir oyun planı. Fatih Terim ilk yarılarda Galatasaray'ın yüksek enerjiyle, yoğun presle, topa sahip olarak golü bulduktan sonra oyuncularının aktif dinlenmeye geçmesini istiyor ve Galatasaray hücum ederken dikine paslarla kontra atak oyununa dönüyor. Galatasaray'ın ilk 20 dakikadaki oyununu genele yayması çok zor çünkü hücum oyuncularının hiçbirinin pres gücü yüksek değil. Orta sahadaki isimlerin tempo yapması sorunlu. Savunmanın önünde oynayan Fernando da olsa Donk da olsa Galatasaray için yeterli tempoyu sunabilecek isimler değil.

Maç içinde iyi oynayan Galatasaray pek çok kontra atak yedi. Galatasaray için en büyük sorun bu oldu bu maç adına. Fatih Terim, bunu geri dönüşlerin sorun olmasına bağladı ama bana göre en büyük sorun Donk'un rakip kontra ataklarında sürekli geriye kaçarak stoperlerin arasına girmesi ve orta sahada Fatih Terim'in de dediği gibi geri dönüşlerde sıkıntılı olan Ndiaye-Belhanda ikilisi olunca savunma ve orta saha arasında Galatasaray hiçbir direnç unsuru kalmadı. Trabzonspor'un da rahat şekilde gelmesini sağladı. Bu sebeple Fatih Terim'in gelecek sezon yapacağı ilk hamlenin savunma önüne olacağı kanaatindeyim. Fernando ve Donk'un istenen seviyede olmamasının yanında oyun içi lideri olmaları beklentilerini de boşa çıkardılar. Galatasaray adına bu sezon sonuna kadar en sorunlu bölgesi orta saha olacaktır.

Galatasaray bu sezon için belki de en çok pozisyona girdiği maçı oynadı. Galatasaray'ın ceza sahasına bu sezon yeteri kadar adam sokamaması gibi bir sorunu vardı. Ancak bu maç öyle olmadı. Ndiaye ve Belhanda, Diagne'ye çok yakın oynadılar. Belhanda'nın ikinci golü direkt bunu örnekledi. Tabii 4-1-4-1 gibi bir düzende ortadaki ikilinin bu kadar forvete yaklaşması bazı gereklilikleri de beraberinde getiriyor. Savunma hattını oldukça öne kurmanız gerekmekte. Oyunu sıkıştırmak zorunda. Marcao ve Luyindama da bunu fazlaca sağlayınca Galatasaray ceza sahası ve çevresinde 5 oyuncu bulundurmaya başladı. Beklerinde hücuma katılımıyla ideal bir set hücumu yerleşimine sahip oldu. Zaman zaman kenar oyuncularının kenarlardan oyunu genişletti onların yerine Linnes ve Nagatomo half spacelere girdi. Bu Galatasaray adına oldukça yenilikçi bir hamle. Maçın ilk yarısında oyun her sete oturduğunda Galatasaray'ın nasıl oyunu genişlettiği ve Trabzonspor savunmasını hem kenardan ve hem merkezden delmesine sebep oldu. Bu oyunu sağlayan ise yeni stoper ikilisi oldu. Marcao ve Luyindama, Galatasaray topa sahipken çok iyi bir oyun oynadılar ama Galatasaray savunma pozisyonu alınca aynı şeyleri pek söylemedik. Galatasaray, Trabzonspor'u savunmadan pasla çıkartmasına presle izin vermedi. Trabzonspor'un bu durumda yapacağı iş uzun top atmak oldu. Marcao ve Luyindama ise 19 hava topunun 18'ini alarak topun Galatasaray'da kalmasını sağladılar.

Galatasaray'ın bu iyi oyunun yıldızı ise Younes Belhanda oldu. Fatih Terim'in devre arası transfer döneminde gitmesine izin vermedi. Zira Belhanda ayarında bir oyuncu bulması o dönem çok zordu. Ya geldiği günden beri oynatmak istediği düzeni değiştirecekti ya da Belhanda'yı kalmaya ikna edecekti. Belhanda kaldı ve ikinci yarıya çok iyi başladı. İkinci yarının ilk 4 maçı geride kaldı ve tabelaya etki etmediği tek maç cezalı olduğu Göztepe maçı oldu. Galatasaray'ın en önemli oyuncusu olduğu gerçeği halen geçerliliğini koruyor. Belhanda pek çok konuda Galatasaray'ı taşıyor. Hücumda ana belirleyici kendisi, presin başlatan da yine Belhanda oluyor. Belhanda müthiş bir oyuncu olmayabilir ama Galatasaray'ın mevcut kadrosunda en önemli oyuncusu.

Galatasaray, Başakşehir'in puan kaybettiği haftada iyi oyunla kazanarak zirveye biraz olsun yaklaştı. Kalan 13 hafta uzun bir süre ama halen Galatasaray'ın şampiyonluğu zorda. Hali hazırda bir Kadıköy deplasmanı var ki Galatasaray'ın orada ne yapacağı şüpheli ayrıca hala deplasmanlardaki oyun çok büyük bir sorun. Galatasaray şampiyonluk olmak istiyorsa bunun yolu deplasmanlardaki performanstan geçecek.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.