İtalya'da esen Tudor rüzgarı..

Galatasaray'ın geçen sezon kazandığı 21. şampiyonlukta önemli bir payı olan Igor Tudor, şu sıralarda 2. Udinese dönemine oldukça iyi bir başlangıç yaptı. İtalyan ekibi Tudor yönetiminde düşme hattından uzaklaştı ve rahat bir nefes aldı. 

Galatasaray'da geçen sezon başında beklenen kadro yeniliğini yapan, 21. şampiyonlukta önemli bir payı olan Tudor, İtalya Serie A'da Udinese'yi düşme potasından uzaklaştırdı. Türkiye'de medyada çok bilmiş kişilerin kondisyon antrenörü olarak belirlediği Tudor, Avrupa'nın en iyi ve en zorlu liglerinden biri olan Serie A'da Udinese ile çıktığı 3 maçta 7 puan aldı. Bu 3 maç içinde Milan gibi zor bir deplasmanın da olduğunu belirtmek lazım. Kondisyon antrenörü(!) takımını düşme potasından uzaklaştırdı. 40 yaşındaki genç teknik adam sanılanın aksine ilk Udinese döneminde de başarısız değildi. Tudor ilk döneminde de 4 maçta 2 galibiyet, 1 beraberlik alırken sadece 1 yenilgi yaşamıştı. Bu yenilgi de Inter'e karşıydı.  

Igor Tudor'un takımlarına gayet iyi fizik yüklemesi yaptığını herkesin kabul ettiği bir gerçek zaten. Taktik bilgisi konusunda da gayet iyi olduğunu, her geçen gün üstüne koyduğunu gösteriyor. Tudor'un Udinese'si Genoa maçında attığı kontratak golünün benzerini Milan deplasmanında da atarken geçiş hücumlarında iyi bir görüntü verdi. Özellikle son maçlarında Empoli'ye karşı son 30 dakikayı 10 kişi oynamasına rağmen sahadan 3-2 galip ayrılmayı başardı. Siyah-beyazlı takım Hırvat teknik adamın yönetiminde 3 maçta 6 gol atarken 3 gol yedi ve 7 puan toplayarak düşme hattından uzaklaştı. 

İşi muhabirlik, gazetecilik olmasına rağmen bunu yapamayan adamların utanmadan taraftara hoş gözükmek için, ergenlerden etkileşim almak için Tudor'a teknik direktörlük öğretmeye çalışmasını elbette unutmadım. Kendilerinin tek amacı nabza göre şerbet vermek olduğu için muhtemelen Tudor'un şu sıralar Udinese'de yaptıklarından pek haberleri yoktur. 

Galatasaray'da çalıştığı dönemde imza attığı ilk günden görevden ayrıldığı son güne kadar medyanın adeta şeytan taşlar gibi saldırdığı, taraftarın kısa süre içinde sırtını döndüğü, meslektaşlarının dahi hadsizce saldırabildiği Tudor'un çok büyük haksızlıklara uğradığını düşünenlerdenim. Hataları oldu mu? Elbette oldu ancak sezon içerisinde baktığımızda doğruları yanlışlarından daha fazla olan bir isimdi. Bu bağlamda da kendisini İtalya'da başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Yürüyedur hocam... 

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.