Bu sezonu bir kelimeyle özetlersek..

Süper Lig'de üstüste ikinci kez şampiyonluğa ulaşan Galatasaray adına bu sezonun bir kelimeyle tanımı yapılmak istense, hiç kuşkusuz o kelime "mücadele" olurdu. Sezon başında ekonomik faktörler ile mücadele eden Galatasaray, sezon ortasında rakiplerle mücadele ettiği kadar saha dışı etkenlerle de mücadele ediyordu. Sakatlıklar, cezalar, kaçan goller derken Galatasaray büyük bir mücadeleyi kazanıp kulüp müzesine de 22. lig şampiyonluğu kupasını getirdi.

İLK DÖNÜM NOKTASI: 13 HAZİRAN 2018
2017/18 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Galatasaray'da ekonomik anlamda yaşanan sıkıntılı günler, 13 Haziran 2018 tarihinde UEFA tarafından yapılan resmi açıklamayla birlikte yerini sevince bıraktı. Finansal Fair Play kapsamında dört yıllık yeni bir anlaşmaya imzalayan Galatasaray, sezon öncesinde izlemek zorunda olduğu yolu da belirlemiş oldu. Yapılan anlaşma gereği elde ettiği kadar bonservis harcaması yapabilen, Şampiyonlar Ligi listesine 21 oyuncu yazdırabilen ve ilk sezonda maksimum 50 milyon Euro zarar edebilecek olan Galatasaray'da bu anlaşma aynı zamanda Avrupa Kupaları'nda mücadele etmenin de yolunu açıyordu. Bu durum elbette önemli bir yapı taşıydı ancak transfer konusunda getirilen kısıtlama ve harcama limitleri kulübün elini kolunu bağlayacaktı. Ocak ayında göreve gelen başkan Mustafa Cengiz ve ekibinin, aylar süren mücadelesinde UEFA'ya karşı kazanan taraf Galatasaray'dı.

İKİNCİ DÖNÜM NOKTASI: FORVETSİZLİK
UEFA ile yaptığı anlaşma gereğince transfer döneminde elde ettiği bonservis geliri kadar harcama yapabilen Galatasaray, transfer döneminde büyük sıkıntılarla mücadele etti. Koskoca yaz dönemini Anthony Modeste'nin peşinde geçiren Galatasaray yönetimi, teknik direktör Fatih Terim'e verdiği "en az 2 forvet alacağız." sözüne rağmen takımın en golcü ismi Bafetimbi Gomis'i tabir-i caizse yok pahasına, 6 milyon Euro bonservis bedeliyle Al-Hilal kulübüne sattı. Hem de transfer döneminin kapanmasına 7 gün kala! O günün şartlarında belki bu anlaşma iyi bir anlaşma olarak görülebilir, yaz aylarının tamamında yıllık 5 milyon Euro ücretle yeni bir sözleşme isteyen 33 yaşındaki Gomis için, ancak sezonun başlamasına sayılı günler kala eldeki tek forvetinizi satıp takımı sezonun ilk yarısında sadece Eren Derdiyok ile geçirmesine sebep olmak, pek akla - mantığa yatan bir durum değil. Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Galatasaray için forvetsiz olmak, sezonun mücadelesinin başladığının göstergesiydi. 

ÜÇÜNCÜ DÖNÜM NOKTASI: EYLÜL AYI
2018/19 sezonunun ilk resmi maçında Akhisar Belediyespor'a penaltılar sonucunda TFF Süper Kupa'yı kaybeden Galatasaray, ligin ilk 3 haftasında üstüste aldığı galibiyetlerle lige etkili bir başlangıç yaptı. Ancak güzel başlangıç, takım içinde bazı sıkıntıların varlığını gizlemiyordu. Takımın yıldızı Sofiane Feghouli teknik direktör Fatih Terim ile sorunlar yaşıyor, forvet rotasyonunun yetersiz olması teknik heyeti farklı arayışlara sokuyor ve hepsinden önemlisi Şampiyonlar Ligi başlıyordu. Eylül ayının ilk maçında Trabzon deplasmanında alınan 4-0'lık ağır yenilginin yanı sıra 30. dakikada kırmızı kart gören Younes Belhanda takım içi sıkıntılara tuz biber ekerken, teknik direktör Fatih Terim maçtan sonra kendine has üslubuyla "Gelsin anlatsın bize bir bakalım." ifadelerini kullanıyordu. 23 Eylül'de deplasmanda Akhisar Belediyespor karşısında 3-1 kaybeden Galatasaray, bir hafta sonra Erzurum BŞB karşısında sahadan galibiyetle ayrılmasına karşın sezon başında büyük umutlarla kadrosuna kattığı Emre Akbaba'yı kaybediyordu. Takım içinde yaşanan bazı sorunlar, formsuz ve sakat oyuncuların sayısının artması ve alınan ağır deplasman mağlubiyetleriyle mücadele etme zamanıydı.

DÖRDÜNCÜ DÖNÜM NOKTASI: KASIM AYI
Kasım ayındaki ilk resmi maçında Fenerbahçe derbisinde evinde sahadan 2-2'lik beraberlikle ayrılan Galatasaray'da maçtan sona çıkan olaylar nedeniyle takımın iskeletini oluşturan önemli isimler ve teknik heyet ağır cezalarla karşılaştı. Teknik direktör Fatih Terim'e üç maç sonradan eklenmek üzere toplamda 10, yardımcı antrenör Hasan Şaş'a toplam 8 maç ceza verilirken; takımın ilk 11'inde düzenli forma giyen Badou Ndiaye (5), Ryan Donk (6), Garry Rodrigues (3) ceza alan isimler oluyordu. Akabinde Şampiyonlar Ligi'nde başlayan ikinci tur maçlarında sahadan istediği sonucu alamayan Galatasaray'da teknik direktör Fatih Terim kaybedilen Lokomotiv Moskova deplasmanı sonrasında "Ocak ayında çok şey değişecek." şeklinde mesaj verirken, maç sırasında hocanın kafasını salladığı görüntüyü Galatasaray camiası uzun süre unutmayacaktı. Kasım ayında tuzu biberi eken ise, Hüseyin Göçek ve Halis Özkahya ikilisinin 2 puanımızı çaldığı Konyaspor maçı oldu. Karşılaşmanın 88. dakikasında olmayan penaltıya hükmeden ve teknolojik destek almayan hakemler Galatasaray'ın iki puanını gaspederken, maçın ardından yaşananlar sonrasında Galatasaray başkanı Mustafa Cengiz'e toplamda 150 gün ceza veriliyordu. Kasım ayının son günlerinde de kimler tarafından yazıldığı çok net belli olan ancak kimsenin sahiplenmeye cesaret edemediği deli saçması bildiri Kulüpler Birliği tarafından yayınlanıyordu. Galatasaray camiası için birlik olma günü gelmiş ve sadece sahada değil, saha dışında da tüm unsurlara karşı mücadele etme zamanı gelmişti. Bu aynı zamanda şampiyonluğun habercisiydi.

BEŞİNCİ DÖNÜM NOKTASI: SEZON ARASI
Normal bir futbol sezonunda ilk yarı olarak kabul edilen Ekim - Aralık döneminde tabir-i caizse kabus gibi bir dönem geçiren Galatasaray'da liglere verilen ara ilaç gibi gelmişti. Sezon içerisinde bir çok kez değişim sinyalleri veren teknik direktör Fatih Terim önce takımda genel bir operasyon yaptı, ardından da takım içinde ufak dokunuşlara imza attı. Ara transfer dönemi büyük spekülasyonlara konu olurken, sezonun ilk yarısını forvetsiz geçen ve bunun bedelini Şampiyonlar Ligi'nden elenerek ödeyen Galatasaray yönetimi transferin son gününde Mbaye Diagne ve Kostas Mitroglou'na imzayı attırıyordu. Teknik direktör Fatih Terim ara transfer dönemi başlar başlamaz Serdar Aziz ve Eren Derdiyok'u kadro dışı bırakırken Ozan Kabak, Maicon ve Garry Rodrigues'in satışına da izin verdi. Kadrosunun çehresini değiştiren İmparator, sezonun ilk yarısında sıkıntılar yaşadığı yıldız isim Sofiane Feghouli'ye yeni bir şans tanıdı ve bununla da kalmayıp, sezon başında darbeye bağlı olmayan sakatlıklar nedeniyle sık sık eleştirilerin odak noktası olan fizik/kondisyon ekibine Alberto Bartali gibi önemli bir takviye yaptı. Galatasaray'ın transferleri sadece forvet rotasyonuna olmadı. İmparator, savunmanın göbeğini Marcao & Luyindama ikilisiyle değiştirdi. Galatasaray tüm bu büyük transfer operasyonunu yaparken "devre arasında bu kadar değişiklik mi olur?" eleştirilerine konu olurken, UEFA ile yapılan anlaşma kapsamında da denk bütçe sağlandı. Ligin ilk yarısını 29 puanla 5. sırada tamamlayan ve lider Medipol Başakşehir'in tam 6 puan gerisinde tamamlayan Galatasaray için şampiyonluk yolunda mücadele etme zamanıydı. 

ALTINCI DÖNÜM NOKTASI: ERZURUM DEPLASMANI
Süper Lig'de sezonun 24. haftasında Erzurum BŞB deplasmanında sahaya çıkan Galatasaray, lig tarihinde kış aylarında oynadığı tüm maçların öğlen saatlerinde oynandığı Erzurum'da akşam ayazında sahaya çıktı. Erzurumspor'un belki de ligden düşmesine sebep olacak iki önemli oyuncusunun sakatlık yaşadığı ve buz üstünde oynanılan karşılaşmada 1-1'lik eşitlikle sahadan ayrılan Galatasaray'da kaybedilen iki puan sonrası zirve yarışında rakibi Medipol Başakşehir ile arasındaki puan farkı 8'e yükseldi. Karşılaşmanın ardından Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim, camiayı yeniden biraraya getirmek için "8'de kapanır, 18'de kapanır. Yeter ki biz kazanalım." ifadelerini kullanarak, takımına inancını sergiledi. Erzurum deplasmanında yaşadığı puan kaybıyla puan tablosunda ciddi bir dezavantaj oluşturan Galatasaray'da ayrıca Mart ayının son günlerinde yaşanan Genel Kurul skandalıyla da camiada kaos hakim oldu. Kulüp başkanı Mustafa Cengiz ve yönetimi idari açıdan ibra edilmezken, olağanüstü seçim kararı alınmasına engel olabilmek için yönetim dava üstüne dava açarak yürütmeyi durdurma kararı aldı. Mart ayı sonunda ligin bitimine 8 hafta kala Medipol Başakşehir'in arkasında 6 puan farkla ikinci sırada bulunan Galatasaray için yeniden kenetlenerek şampiyonluk mücadelesi verme zamanı gelmişti.

YEDİNCİ DÖNÜM NOKTASI: ŞAMPİYONLUK
Galatasaraylı olanlar sevindikleri için, olmayanların da sonunda ağladıkları için çok iyi bildiği bir durum var. Nisan ve Mayıs aylarında eğer Galatasaray şampiyonluk mücadelesi veriyorsa, bir şekilde sonunu getirir ve şampiyon olur. Artık yüce Allah'ın bizlere bir lütfu mu, yoksa camianın genlerinden gelen bir kazanma karakteri midir bilinmez. Bugüne kadar girdiği hiç bir şampiyonluk yarışını kaybetmeyen Fatih Terim için yeniden kazanma vaktiydi. Nisan ayına 6 puan geride giren Galatasaray'da en önemli koz, iç sahada oynanacak olan Medipol Başakşehir maçıydı. Şampiyon olmak için bir çok senaryo vardı ancak en kısa yolun Galatasaray tüm maçlarını kazanması ve rakibini baskı altına alarak hataya zorlamasıydı. Öyle de oldu. Türk futbolunun gelmiş geçmiş en başarılı (!) teknik adamı yönetimindeki Medipol Başakşehir, üstüste 5 maç kazanamadı. Bu sekansta ise Galatasaray aralarında Kadıköy deplasmanının ve Beşiktaş derbisinin bulunduğu 6 maçlık seride 4 galibiyet - 2 beraberlik elde ederek liderlik koltuğuna oturdu. Sezonun finali ise, 33. haftada şampiyonluk yolundaki rakibi Medipol Başakşehir karşısında yapacaktı. Gerçekleştirilen bir çok spekülasyon ve algı oyunlarına rağmen iki kulvarda da yoluna yürüyen takımımız ilk olarak 16 Mayıs tarihinde Sivas'ta oynanılan kupa finalinde Akhisar Belediyespor karşısında kazanarak, yılın şampiyonluk kutlamaları haftasını başlattı. Kupa şampiyonluğundan 3 gün sonra Ali Sami Yen Arena'da taraftarının önünde Medipol Başakşehir karşısında sahadan galibiyetle ayrılan Fatih Terim'in öğrencileri şampiyonluğunu ilan etti. Galatasaray 3 gün içerisinde oynadığı 2 finali kazandı. Müzesine bir Türkiye Kupası, bir de Süper Lig şampiyonluğu getirdi.

SEZONUN DÖNÜM NOKTASI: HEPSİNE GEÇMİŞ OLSUN
Sezonun ilk yarısında derbi sonrasında çeşitli cezalar alan Galatasaray'da sezon içerisinde de bir çok spekülasyon yaşandı. Konya maçında 2 puanı gasp edildikten sonra hakemleri istifaya çağıran Galatasaray için "hakemler insandır, hata yapabilirler." diye bildiri yayınlayanların, ligin 30. haftası itibariyle hakemlerden yana dert yanması hiç kuşkusuz Allah'ın takdiriydi. Türkiye Kupası finali öncesinde basın toplantısında Fatih Terim'in söylediği gibi "organize ama amatör bir kötülük" ile mücadele ettiğimiz sezon sonunda çifte kupayla tamamladığımız için hepinize geçmiş olsun!

Son bir söz.. Yazının manşetinde yer alan fotoğrafta Fatih Terim'e bakın. Yüzündeki sevince, hırsa, mutluluğa. Sezon boyunca yaşadığı tüm mücadelenin dışa vurulmuş halini net şekilde göreceksiniz. 65 yaşında olup kariyerinde 19. şampiyonluğunu ilk şampiyonluğu gibi kutlayan kaç kişi vardır? Bir elin parmaklarını geçmez. İşte bu yüzden, teşekkürler Sinyor Terim. 

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.