STSL | Yazmaya sayfa yetmez, sussak gönül razı değil..

Süper Lig'de sezonun 15.haftasında Ankaragücü'nü evinde ağırlayan Galatasaray, on kişi kalan rakibi karşısında mücadelenin son 5 dakikasına 2-0 önde girmesine karşın sahadan 2-2'lik eşitlikle ayrılarak büyük bir şok yaşadı. 

Eksikler, sakatlar, alınan ağır yenilgiler, kötü gidiş ve kadro dışı kalan Steven Nzonzi.. Galatasaray sezon başından beri yaşadığı tüm olumsuzlukların üstüste gelmeye devam ettiği sürede yılın sonunu en iyi şekilde tamamlamak için elinde büyük bir fırsat vardı. Bu sezon yaşadığı ekonomik ve maddi - manevi sorunların etkisinde ligin en kötü takımı konumunda bulunan MKE Ankaragücü'yü evinde ağırlayan Galatasaray, iç sahada taraftarının da desteğiyle alacağı bir galibiyetle iyi bir ivme yakalayabilirdi. Radamel Falcao'nun dönüşü, Ryan Babel ve Sofiane Feghouli'nin sakatlıktan çıkması derken neredeyse ideal onbirine yakın bir kadroyla sahaya yayılan Galatasaray'da sezon başından beri devam eden tüm problemler, sezonun yarısında aynı şekilde devam ediyordu. Ön alanda çoğalamayan, rakip ceza sahasında etkin olamayan ve sahadaki 11 oyuncunun 9'unda koşmaya/mücadele etmeye yönelik bir emare göstermeyen Terim'in öğrencileri, sadece ama sadece 1 isabetli şutla tamamladığı ilk devrenin ardından soyunma odasına da ıslıklar eşliğinde gitti. Maçın ikinci yarısında ise hücumda biraz daha tempolu, taraftarının desteğiyle birlikte oyunu üçüncü bölgeye iten bir Galatasaray gördük. Her ne kadar savunmada arkada açık alanlar bırakarak zaman zaman Ankaragücü oyuncularının tehlike girişimleri olsa da, bireysel yeteneksizlik aynı zamanda bu tehlikelerin büyümeden sonlanmasını sağlıyordu.

Karşılaşmanın 53. dakikasında Ömer Bayram'ın ön direğe doğru ortasında Radamel Falcao ve Sofiane Feghouli'nin karmaşık kafa vuruşu pozisyonunda top ağlarla buluştu. Feghouli'nin golden sonra gösterdiği reaksiyon bir nevi çıkan tüm haberlere, gösterilen tepkilere karşı bir reaksiyondu ancak reaksiyon gösterilmesi gereken yer taraftar değil, saha içiydi. Galatasaray taraftarı golden sonra armayı öpen değil, sahada arma için çarpışan oyuncuları daha çok sever. 53'ten sonra oyunu kontrol etmesi gereken Fatih Terim'in öğrencileri, enteresan bir şekilde oyunu Ankaragücü'ne bıraktı. İki takım arasında sahada daha derli toplu oynayan taraf Ankaragücü'ydü ancak orta sahada "ne zaman kendisini bırakacak" diye beklenen Lemina ilk 60 dakikanın ardından değişiklik istedi. Selçuk İnan'ın oyuna dahil olduğu anda Galatasaray tribünlerinden çıkan homurtu belki de maçın olacaklarının göstergesiydi. 72'de konuk ekip, takımdaki en etkin forvet oyuncusu Origill'in atılmasıyla birlikte 10 kişi kaldı ve Süper Lig'de bu sezonun en az gol pozisyonuna giren takımı Ankaragücü forvetsiz bir şekilde son 20 dakikayı oynamak zorunda kaldı. Galatasaray'da yaklaşık 2 aydır sakat olan ve kademeli şekilde süreleri artan Radamel Falcao dakikalar 75'i gösterdiğinde kenara geldiğinde, çift forvet düzeninde sahaya yayılan Galatasaray, sezon başından itibaren problem yaşadığı 4-3-3 düzenine döndü. Rakamların bir anlam ifade etmediği ortada, bu dizilişe ister 4-3-3 ister 4-2-3-1 isterseniz 4-1-4-1 şeklinde isim verin. Sahada eğer oyunu doğru oynamazsanız rakamlar sadece matematiksel bir değer olarak ortada kalır. Dakikalar 83'ü gösterdiğinde Taylan Antalyalı'nın takip koşusu sonrasında kazandırdığı penaltı aslında bir nevi maçın fişini çekmek anlamına geliyordu. Günün en çok ıslıklanan ismi Younes Belhanda penaltı vuruşu sonrasında kaleciyi ve topu ayı köşelere gönderdikten sonra, kenara koşarak bir nevi hocasına teşekküre gitti.

Maçın bitimine 7 dakika kala 10 kişi kalan zayıf rakibi karşısında skoru 2-0'a getiren bir takım ne yapmalı? Hem de iç sahada oynarken.. Galatasaray kalibresinde bir takımın 5 dakika oyunu tutup, sahadan 3 puanla ayrılması gerekirdi. Ancak sahada Galatasaray kalibresine yakışan tek cisim formalar olunca bunu beklemek abesle iştigal oluyor. Önce, 88. dakikada gol tehlikesiyle pek alakası olmayan bir pozisyonda rakibini omzundan tutup düşüren Marcao penaltı yaptırdı. Devamında ise kabusun ta kendisi! Ligde son 7 maçta puan alamamış bir takımın Galatasaray karşısında 2-1 veya 3-1 kaybetmesi herhangi bir şeyi değiştirmez. Son 5 dakika bile olsa, varını yoğunu sahaya koyacaktır. Ki sezon başından beri türlü zorluklarla mücadele eden Ankaragücü takımı aynen bunu yaptı. Son 5 dakika, 10 kişi rakibine karşı üstün durumdayken ve evinde oynamasına karşın topu ileriye vuran Galatasaraylı oyuncuları görmek üzücüydü. Maçın uzatma dakikaları gösterildiği sırada İlhan Parlak önce sol kenarda Emre Taşdemir'in içinden geçti, ardından da ceza sahasına koşan rakibini takip etmeyen Younes Belhanda'nın markajından kurtulan Kitsiou'ya pasını çıkarttı. Yunan savunma oyuncusu penaltı noktasına yakın bir noktadan gelişine sert şutuyla Ali Sami Yen Stadı'nda şok etkisi yarattı. Golde sadece Belhanda'dan bahsetmek doğru olmaz. Pozisyon başlangıcında adamını marke eden gol sırasında rakibiyle arasında 3 metre mesafe olan Marcao'ya da değinmek gerekir. Bu saçma sapan beraberlik sadece bir veya iki kişiye yazılacak bir şey değil. Teknik heyetten başlar, oyun planıyla alakası olmayan dizilişten devam eder; takımının kullandığı kornerde geriye dönerek rakibine kontratak şansı yaratan Belhanda'dan sonra Alanya maçının kahramanı Muslera'ya kadar uzanır. 

SUSSAN GÖNÜL RAZI DEĞİL
Koskoca Galatasaray.. Sezon başında yaptığı transferlerle neredeyse Ağustos ayında şampiyon ilan edilen; iç sahada iki sezondur evinde kaybetmeyen ve içerideki dominasyonuyla şampiyonluğa uzanan Galatasaray. Mücadele etmekten geri durmayan, vazgeçmeyen, ısıran, basan, koşan Galatasaray. Sezon içerisinde her ne yaşanırsa yaşansın, Paris ve Madrid deplasmanlarından toplam 11 gol yiyip sadece 2 isabetli şut atılsa bile; Aralık ayının sonuna kadar kazanılacak 3 puanla yeni yıla şampiyonluğun en ciddi adaylarından birisi olarak girme fırsatı varken; evinde 10 kişi kalmış rakibine, son 5 dakika kala farkı 2'e çıkarttığın maçtan puan vermezsin. Veremezsin, vermeye de hakkın yok! Bu işin teknikle, taktikle de alakası yok. Ahmet olsaydı, Mehmet olmasaydı diyeceğin bir durum değil. Bu tamamen mental bir durum ve her ne olursa olsun, söz konusu maaşlara gelince profesyonel olan oyuncu grubunun saha içerisinde de biraz profesyonel olması gerekiyor. Aksi takdirde, biz daha çok Ocak ayını bekler; Temmuz'da değişim yaparız.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.