Süper Lig: Galatasaray kendi oyununu arıyor..

Sezonun 13. haftasında Galatasaray deplasmanda Trabzonspor ile karşı karşıya geldi. Galatasaray'da hafta içi oynanılan Club Brugge maçına göre Seri yerine Nzonzi sahadaydı. Trabzonspor ise geçen haftaki Ankaragücü deplasmanındaki ilk 11 ile sahadaydı. Sosa, Obi Mikel, Hosseini orta sahasıyla oldukça zayıf gözüküyordu. Sol beki ise Kamil Ahmet idi. Normal şartlarda Trabzonspor'un bu maça favori çıkması mümkün değildi ancak bugün Fatih Terim yönetimindeki ligin çok üstündeki kadrolu Galatasaray'ın herhangi bir maçına kesin kazanır gözüyle bakamıyoruz.

Maça iki tarafta oldukça temkinli başladı. Trabzonspor gerek elindeki mevcut kadrosu gerek maçın ağırlığı sebebiyle önde baskıyla başlamadı. Çok temkinli olunca Galatasaray'ın en zayıf karnı geriden pasla çıkma mevzusunu kaşımadılar ve Galatasaray bu konuda hiç sorun yaşamadı. İlk yarı hiçbir aksiyon göremedik açıkçası iki takımda temkinliydi, iki takımda 1 puana razı gibiydi. Trabzonspor, Galatasaray'ın hiç savunamadığı beklerinin arkasına top atma peşindeydi, ki sadece 1 kez bunu başarabildi ancak onda da Muslera başarılı oldu. Galatasaray ise ne bir hücum organizasyonu vardı ne de bir hücum planı. Galatasaray, Trabzonspor'u geride karşıladı ama kaptığı toplarla çıkarken çıkmaya mecali de yoktu. Ömer Bayram çoğu defa tek başına yarı sahayı tek başına geçti. Galatasaray takım halinde bitik bir durumda ve ilk yarıdaki Ömer Bayram'ın çaresizliği bunu çok iyi anlatıyor. İlk yarıda Trabzonspor'un sağ bekte oynayan Periera ile yarım pozisyonu dışında hiçbir etkinlik olmadı. İkinci yarıya iki takımda aynı ilk 11 ile sahaya dönmedi. Galatasaray'da sahanın en iyilerinden Lemina sakatlığından dolayı kenara gelirken Jimmy Durmaz oyuna girdi. Trabzonspor ikinci yarıya biraz daha önde biraz daha hızlı başladı. 50.dakikada duran toptan golü de buldu. 

Galatasaray'ın her sene oyunu geriye gidiyor. Fatih Terim ilk geldiğinde çok iyi pres yapan bir takımı vardı. İlk senenin sonunda Galatasaray bu oyununu kaybetti. Galatasaray, Fatih Terim'in ilk senesinde çok iyi bir iç saha oyunu vardı onu da kaybetti. İkinci sene Galatasaray duran top savunmasında hiç gol yememişti. Şampiyonluğu ilan ettiği Başakşehir maçı hariç kafa golü bile yememişti ancak bu sene onu da kaybetti. Duran toplarda önüne gelen artık rahat kafa vuruyor. Galatasaray her sene oyununu biraz daha geriye götürüyor ve Fatih Terim'in bu durumu değiştirebilecek durumu da yok. Golden sonra Fatih Terim, Feghouli yerine Seri girdi. Oyuna girdikten sonra maçın en iyisi olan Seri, Galatasaray gol yemeseydi Fatih Terim oyuna sürer miydi? Asıl sorun burada başlıyor zaten.. Trabzonspor golden sonra skoru koruma mantığıyla eldeki kadronun da korkusuyla iyice geriye yaslanmaya başladı. Her dakika savunma hattı geriye kaçtı ve Galatasaray'ı adım adım üstüne çağırdı. Trabzonspor savunmasının sıkıntılı olan bir takım. Hemen hemen her maç kalesinde gol görüyor bu sebeple bu kadar geriye yaslamasının sonuçları olacağını Ünal Karaman tahmin etmeliydi. Terim, maçın 70. dakikadan sonra takımının üçüncü bölgede yerleştiğini görünce Donk'u da ileriye yolladı. Bu günümüz futbolunda oldukça demode bir hamle.. Stoper oyuncusunu 20-25 dakika ileride oynatmak ben pozisyon bulamıyorum, doldur boşalt oynamak zorundayım demenin başka bir yolu. Bu hamleyi Türkiye'de vasat altı teknik adamlar değişiklik hakkı kalmayınca bu hamleyi yapıyor. Fatih Terim de iki senedir böyle hamleler yaparak aslında kendisinin durumunu bizlere anlatıyor. Galatasaray açısından golden sonra Trabzonspor'a karşı dönen topları toplaması pek fazla kontra imkanı vermemesi nadir pozitif işlerdendi. Seri'nin ikinci yarıda çok iyi oyunu da bir başka pozitif işti. Seri, Galatasaray'ın 3.bölgede çok adamla bulunabildiği her maç etkili oluyor. Seri için çok fazla eleştiri var ancak bu takımdan kaynaklı sorunlar. Galatasaray golden sonra iyi bir baskı kurdu ama yine pozisyon üretemedi. Galatasaray'ın iyi oyun algısı kayboldu. Sıfır pozisyona girdiği maçta Fatih Terim iyi oyun diye seviniyor. Bu artık vasata alışma durumu.. Galatasaray'ın 40 dakika 3.bölgeden çıkartmadığı, her maç kalesinde gol gören takıma karşı koca bir sıfır pozisyonla maçı tamamladı.

Karambol ile "haa-huu" diye saldırmayla gol arayan plandan düzenden uzak bir takımın Fatih Terim'in hayallerini süsleyen Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olması da mümkün değil. İşte bu yüzden de Galatasaray'ın şampiyon olmasının bir önemi yok. Galatasaray bu sezonu şampiyon tamamlasa ne değişecek? Galatasaray'ın vizyonu, hedefleri her zaman Avrupa'dır. Galatasaray, Kara Avrupa'sında at koşturamadıktan, İstanbul'da oynadığı maçlar Avrupa takımları için korkulu bir deplasman olamadıktan sonra şampiyon olmasının bir önemi yok. Galatasaray için şampiyonluklar başarı değildir. Galatasaray'ın rakipleri de Anadolu coğrafyasındaki takımlar değildir.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.