Son pişmanlık neye yarar, her şeyin bedeli var..

Galatasaray'da son günlerde transfer gündemini en çok meşgul eden isimlerden biri Arda Turan. Son olarak Başakşehir ile olan sözleşmesini bugün fesheden ve Barcelona'ya dönmesi beklenen Arda'nın olası transferi taraftarda büyük bir bölünmeye sebep oldu. Bir kısım evlattır gelsin derken büyük bir kısım ise bu transferi kesinlikle istemiyor. Bütün şahsi duyguları bir kenara bırakırsanız bu noktaya gelmek enteresan duruyor bence. Bu yüzden de biraz süreci anlatmak istedim. Umarım beğenirsiniz.. 

Filmi geriye sarmak gerekirse Arda bu kulübün altyapısından çıktığında camianın göz bebeği konumundaydı. Birçok hatasına rağmen taraftar Arda'ya her zaman sahip çıkmıştı ki bakınız formaya küfür etmesi, takım kaptanı olmasına rağmen 8. bitirilen sezonun yarısında ortada olmaması ve ertesi sezon takımda kalacağını açıklayıp, transferin son döneminde kaçar gibi gitmesine rağmen Galatasaray, Arda'ya sahip çıkmıştı. Sami Yen'de "Sanmasınlar seni yalnız biz hep buralARDAyız" pankartı açılarak da yanında olunduğu mesajı net şekilde veriliyordu. Galatasaray'ın yıldızı olunca doğal olarak basının da ilgi odağı oluyorsunuz. Arda da bu noktadaydı ancak basınla ilişkileri iyi değildi. Her gün Arda ile ilgili skandal haberler çıkıyor, Arda rahat bırakılmıyordu. Bu dönemde de taraftar basına karşı kılıçları çekmiş, Arda'nın yanında yer almıştı. Ahmet Çakar'a küfürlü besteler yapılmış, basına kin kusulmuştu. Koca Kafa camianın biricik evladı, göz bebeğiydi. Kısaca takımda kaldığı sürede yaptıklarına da kalacağım derken apar topar gidişine de eyvallah denerek sineye çekilmişti. Zira dedik ya Arda bu camianın o dönemde göz bebeğiydi, koca kafasıydı.  

"Sanmasınlar seni yalnız biz hep buralARDAyız"

Hatalarıyla sevaplarıyla Arda, Cimbom'un çocuğu olarak görülüyordu. Atletico Madrid'de ilk golünü Celtic'e atarken Arda kadar Galatasaray taraftarı da mutlu oluyordu. O günlerde Atletico Madrid ile oynanan hazırlık maçının ardından da Galatasaray formasını giymesi de taraftarı mutlu ediyordu. Geçmişteki kırgınlıklar unutuluyor, halının altına süpürülüyordu. Buraya kadar her şey güzel gidiyordu. Arda'nın daha da başarılı olması için destek de verilmeye devam ediliyordu. Arda'da da o dönem zaten çok başarılı gidiyor, La Liga, UEFA Kupası, UEFA Süper Kupası ve Kral Kupası gibi başarılar yaşıyordu. 

GALATASARAY ONA YETMİYORDU, HERKES SEVMELİYDİ
Başarı kazandıkça mottosu da değişiyordu koca kafanın. Galatasaray'ın evladı olan, koca kafası olan Arda'ya bu yetmiyordu artık. Herkes onu sevmeli, herkes onun yanında olmalıydı. Artık bu amaç doğrultusunda ilerleyen bir Arda Turan vardı. Bu süreçte de Galatasaray camiasının kırgınlıkları artıyor ama her şeye rağmen hala büyük çoğunlukla Arda'yı destekliyordu. Hala o camia tarafından koca kafa olarak görülen göz bebekti. Arda o günlerde yine kırgınları bir nebze olsun giderecek bir hamle yapmış ve 2014-2015 sezonunda şampiyonluk maçı olan Beşiktaş karşılaşmasına formasını giyerek gelmişti. Tribünde büyük bir sevgi gösterisi vardı. Galatasaray maçı kazanarak 4. yıldızı takarken Arda da sevince ortak olmuştu. Giderken yarattığı kırgınları hazırlık maçında giydiği Galatasaray formasıyla halının altına çeken Arda, herkesin sevmesi için yaptıklarıyla yarattğı yeni kırgınları da maça gelerek, takıma destek olarak telafi ettirmeye çalışıyordu. Saha içindeki durumundan bağımsız olarak o günlerde Arda Turan, Galatasaray'a dönecek dense şüphesiz camianın %80-90'lık kesimi destek olur, sevinçle karşılardı.


"YÜKSELENİM BEŞİKTAŞ" 
Tarih 6 Temmuz 2015'i gösterdiğinde de Arda Turan çok büyük bir adım atarak Barcelona'ya transfer olmuştu. Arda'nın yaptıklarıyla mutlu olan Galatasaray camiası 2 ay önce Sami Yen'e gelen Koca Kafa'nın Barcelona'ya gitmesiyle daha da mutlu olmuştu. Esasında Galatasaray ile Arda Turan arasındaki kırılmada bu nokta da yaşandı. Başarının merkezinde olan, gücü elinde toplayan, ilgiyi üstüne çeken Arda'nın aklında başka şeyler vardı. Önceki paragrafta da dediğim gibi ona artık Galatasaray'ın göz bebeği olmak, koca kafası olmak yetmiyordu. Belki Atletico Madrid'e gittiği gün kafasına koymuştu artık o Fenerbahçe'nin de Beşiktaş'ın da koca kafası olacaktı. Belki de başarı geldikçe değişti, bilemiyorum. Arda dışında bilen de yoktur herhalde. Neyse Arda için artık mühim olan bir şey vardı; herkes onu çok sevecekti. Başka türlüsü düşünülemezdi. Galatasaray'a göstermediği yakınlığı Fenerbahçe'ye gösteriyor, "Yükselenim Beşiktaş" diyordu. Kendisine belirlediği yeni motto için onu yetiştiren, hep yanında olan kulübü tamir edilemeyecek şekilde kırmak da belli ki çok umrunda değildi. Zira sanırım ne olursa olsun Galatasaray beni affeder diye düşünüyordu herhalde. Kim bilir belki de burada zamanında onu hep affederek, alttan alarak davranan Galatasaray camiası buna onu alıştırmıştı. Bilemiyorum bunu. 

GALATASARAY'I KÜÇÜK GÖRME VE İPLERİN KOPUŞU
Şu bir gerçek ki başarı kazandıkça Koca Kafa değişmişti. Ona artık koca kafa da denemezdi zaten. Artık sadece Arda Turan'dı. Herkesin onu sevmesini her şeyden çok istiyordu. Bunu isterken A'dan Z'ye her şeye konuşmak gibi hatalar yapsa da ne olursa olsun Barcelona'ya giderken amacına ulaşmıştı. Ülkenin büyük çoğunluğu Arda'yla gurur duyuyor, onu sevip, destekliyordu. O da bunu farkındaydı. Belki de bunu hissettiği için o dönem Galatasaray ile ilişkilerine tamir edilemeyecek, kırgınlığı geçirmesi imkansız bir boyuta getiren o açıklamayı yaptı: "Galatasaray'ın teklifi komikti"

arda turan barcelona

Barcelona'nın transfer yasağı nedeniyle 6 ay oynayamayacak olan Arda Turan'ı Galatasaray kiralamak istemiş, onu oynatarak geçmişte nasıl Atletico Madrid'e hazırladıysa şimdi de Barcelona için hazır hale getirmek istemişti ancak Arda Turan bu teklifi komik bulmuştu. İplerde burada koptu. O güne dek her şeye rağmen Arda'ya destek olan camia o günden sonra artık büyük bir çoğunlukla Arda'yı istemeyen bir duruma dönmüştü. Aylar önce Galatasaray'ın göz bebeği olarak görülen Arda artık istenmeyen adamdı. Ne halde olursa olsun Galatasaray ona ülkeye dönüşünde kapılarını sonuna kadar açacakken artık şartlar değişmişti. Milli takımda Fatih Terim'e yaptıklarıyla da onun yanında durmaya gayret eden insanları da tamamen kaybetmişti. Arda kendisini istenmeyen adam yapmıştı.

BU KEZ ARDA TURAN'IN TEKLİFİ KOMİKTİ
Hayatta hiçbir şey sonsuza kadar aynı şekilde devam etmez. Boşuna "Ne oldum dememeli ne olacağım demeli" dememişler. Arda'da da bu oldu. Devran değişmişti artık. Başarılı olan Arda Turan yerini La Liga'da yılın en kötü 11'ine giren, Barcelona'nın en kötü transferlerinden biri olarak gösterilen Arda Turan'a bırakmıştı. Sadece Galatasaray'ı kaybetmemişti. Herkes kendisini sevsin diye isterken herkes tarafından nefret edilen adam da olmuştu. Dolayısıyla Türkiye'ye dönmek istediğinde de onu isteyen kimse yoktu ama o Galatasaray kendisini ister sanıyordu. Öyle ya Galatasaray hep affeti yine onu affedecekti ancak bu kez öyle olmadı. Bu defa Galatasaray, Arda'nın teklifini komik buldu ve onu almadı. 

arda turan donk

İNTİKAM ALMAK İSTERKEN DAHA DA DİBE VURUŞ 
Galatasaray'ın Arda'yı istememesi onu, söylediğine göre üzmüştü. Bunun yanında bence aynı zamanda da sinirlendirdi. Üstüne bir de Fatih Terim, Galatasaray'a tabiri caizse Humeyni gibi geri döndü. İmparator yuvasındaydı. Galatasaray'ın tercihini Arda'dan yana değil, İmparator'dan yana kullanması biraz daha sinirlendirdi onu. Daha da sinirlendi. Yükselenim dediği Beşiktaş'a gitmek istedi ancak o da olmadı. Orada da taraftar istemedi. Sonucunda da Arda Turan, siyasi bir oluşum olan Başakşehir'e imza attı. Emre Çolak'a, Batuhan Karadeniz'e Avrupa'dan kulüp bulan Ahmet Bulut'un Arda'ya kulüp bulamayacağını sanmıyorum ben. Dolayısıyla Arda istese Avrupa'da kalırdı ancak artık önemi yoktu. Arda bir intikam almalıydı. Kendini istemeyenlere gününü göstermeliydi. Çevresindekiler "çok olanlar değil, inanlar kazanacak" atkıları açıyordu. Fakat işler öyle olmadı, çok olanlar kazandı. Geçen 2 senede Fatih Terimli Galatasaray, Arda Turanlı Başakşehir'i şampiyonluk maçlarında her defasında yenerek mutlu sona ulaştı. Dibe vuran Arda yine başaramamıştı, daha da dibe vurmuştu. 


HER ŞEYİN BEDELİ VAR
Bir yanda camiasız kalmamak için Galatasaray'a gelmeye çalışan Arda Turan diğer yanda onun gelmemesi için uğraşan büyük bir kesim var. Arda Turan bir kere olsun Galatasaray'a yaptılarını farkına varıp özür dileseydi belki de bugün işler farklı olabilirdi ancak o hep "ben ne yaptım Galatasaray'a dediği için" hep istenmeyen adam olacak. Kendini daha üstün gördüğü için, Galatasaray'ı küçümsediği için sevilmeyen adam oldu. Hali hazırda zaten uzun bir yazı olduğu için kendi duygularımı da katarak daha uzatmak istemiyorum. Son pişmanlığın bir şeye yaramayacağını ve her şeyin bir bedelinin olduğunu söyleyerek Galatasaray'ın mottosuyla bitirelim; "Sizi buraya getiren yeteneğiniz; burada tutacak olan ise karakterinizdir"

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.