Ya sahip çıkacaksınız, ya da gideceksiniz!

Galatasaray tarihinin en başarılı branşlarından biri, Galatasaray kadın basketbol takımı. Şöyle dönüp bir baktığımızda geçmişe, 3 Avrupa kupası getirmiş müzesine.. Üstelik birinde 'Avrupanın en büyüğü' ünvanını, ezeli rakibine karşı alarak başarmış. Sayısız kupa zaferleri, lig şampiyonlukları derken birkaç senedir Sarayın Sultanları ligin zirvesinden uzak kaldı.

Bu sezon ise biraz farklı ilerliyor Galatasaray kadın basketbol takımının adına. Ekim ayına girdiğimizde Claudia Cuic, Bria Hartley gibi önemli eklemelerin yanına Tilbe Şenyürek'i de yazdığımızda önemli bir resim çıktı ortaya. Lig yarışında Galatasaray'ın eli diğer sezonlara göre çok daha güçlüydü. Bu da özlenilen lig finali için bir tünele bir ışık gösterdi ancak yine de işler istendiği gibi gelişmedi...

Claudia Cuic, Funda ve Stankovic'in sakatlıkları nedeniyle çok dar bir rotasyonla ve uzun yolculuklarla mücadele eden sarı kırmızılılar, Eurocup'ta aldığı mağlubiyetleri telafi edemedi ve tarihinde ilk kez Eurocup'a grup aşamasında veda etti. Ligde ise yola kayıpsız devam edilirken, Funda ve Stankovic takıma geri döndü. Çapraz bağlarını koparan Cuic'in yerine transfer yapmamakta ısrar eden Galatasaray basketbolunun iş bilen(!) yöneticileri de ligdeki galibiyetleri öne sürerek, maddi durumu bahane göstererek Galatasaray'ın 3 yabancılı bir takım olmasına yol verdi.

Angel McCoughtry ismi gündeme geldi geçtiğimiz günlerde.. Sakatlığı nedeniyle bir süre oynamamıştı ancak bu takımın tam da ihtiyacı olan bir profildi Angel. Çok cüzi bir ücrete imza atabilecekken pek saygıdeğer yöneticilerimiz bu transferi yapmaktan da kaçındı. Evet, kaçındı diyorum çünkü bu durumu başka bir kelime ile açıklayamıyorum. Her fırsatta maddi durumu, ekonomiyi dile getiren şube yöneticilerimize hatırlatmakta fayda var; Bu ligde sponsoru olmayan tek takım Galatasaray! Hiçbir ek gelir sağlayamayan tek takım da Galatasaray! Biz bu durumdan Galatasaraylılar olarak utanç duyarken, sizin yüzleriniz hiç kızarıyor mu?

Sezonun ilk mağlubiyetini aldığımız Fenerbahçe maçına hakem kararları damga vurmuştu. Özellikle maçın en kritik pozisyonunda Stankovic'in lehine sportmenlik dışı faul çıkmaması, Galatasaray'ı +1 pozisyondan etmişti. Şube yöneticilerimizden Erol Özmandıracı ise bir tweet atmış, 'Gereğini yapacağız' diye açıklama yapmıştı. Bugün Ormanspor'a karşı neredeyse 20 sayıdan dönüp maçı kazanma noktasına getirdik ancak yine hakem engelini geçemedik. Lig tablosunda direkt 2 rakibimize karşı 2 mağlubiyet; hakem hataları nedeniyle gelen 2 mağlubiyet.. En acısı da şube yönetimimizden tek ses yok! Sanki maçı kaybetmemiz hoşlarına gitmiş gibi.. Nasıl sahip çıkacaksınız mesela? Ligin en dar bütçesiyle, her oyuncudan 40 dakika oynamasını bekleyerek mi? Sezon başındaki planlara rağmen takımın en önemli skor opsiyonlarından birisinin sezonu kapatmasına rağmen transfer yapmayarak mı? Tweet atarak mı yoksa alınan farklı galibiyette takımla birlikte poz vererek mi? Yoksa resmi sitede her maç öncesi "yönetim kurulu üyemiz xxxx maçı izledi." şeklinde cümle yazdırarak mı? Nasıl sahip çıkacaksınız, bir çıkıp anlatın.

Bu takım her maç sahada savaşırken, Işıl'ı, Hartley'i, Macaulay'ı 35 dakika sahada tutmak zorunda kalırken, teknik ekipten malzemecisine kadar herkes parkede tek vücut olup mücadele ederken siz yöneticiler olarak ya köstek olmayı bırakıp bu takıma sahip çıkacaksınız, ya da bu şubeden istifa edip gideceksiniz! Galatasaray kadın basketbol takımını sahipsiz bırakmanıza izin vermeyeceğiz..

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.