Geçmişe Dönüş, 2014: En Büyüksün Galatasaray!

Kurulduğu günden bu yana vizyonunu daima Avrupa'da başarı olarak belirleyen Galatasaray, müzesinde bulundurduğu birçok Avrupa Kupası ile taraftarının gurur kaynağı oldu. 13 Nisan'ın Galatasaray camiası için ise yeri başka.. Biz de sizi bu yazımızda 6 sene öncesine götüreceğiz, Galatasaray kadın basketbol takımının Ekaterinburg'da ezeli rakibi Fenerbahçe'yi 69-58 mağlup ederek kazandığı şampiyonluğu anlatacağız...

Sarayın Sultanları'nın bu şampiyonluğuna birçok farklı perspektiften bakılabilir ama öncelikle Türkiye'de bir kadın basketbol takımı için Euroleague Women şampiyonluğunun ne kadar ulaşılması zor bir başarı olduğunu idrak etmek gerek. Bu noktada turnuvayı domine eden iki ülkeden bahsetmek istiyorum. Avrupa'da kadın basketbol takımlarında iki ülke kulüplerinin bariz üstünlüğü göze çarpar. Bunlardan ilki kuşkusuz Rusya, diğeri ise İspanya'dır. Öyle ki 2007-2019 arasındaki dönemlerde Rus takımları sadece 2 kez final oynama başarısı gösterememiş. Yine bu dönemler arasında 2 farklı İspanyol takımı 2 kez şampiyon olurken, Rus takımları toplamda 9 kez şampiyonluğa ulaşan taraf olmuşlar...

Galatasaray kadın basketbol takımı ise 1998-1999 sezonunda Euroleague Women'da çok iyi performans göstermiş, 2014'te bu kez kupayı kaldıracak olan Ekrem Memnun önderliğinde turnuvayı 3. sırada bitirmeyi başarmıştı ancak 2000'li senelerin başı sarı kırmızılılar için duraklama dönemiydi ve bazen en yükseğe çıkman için en dibe düşmek gerekir.. 2004-05 sezonu Galatasaray kadın basketbol takımı için dip demekti. Yönetimin umursamazlığı, takımın kaderine terk edilir hale gelinmesi derken sezonun sonunda küme düşerek ikinci ligin yolunu tutan sarı kırmızılılar, bir sonraki sezonu namağlup şampiyon tamamlayarak tekrar ait olduğu yere dönmeyi başardı.

2007-08 sezonunda Eurocup'ta yarı final oynama başarısı gösteren takım, bir sonraki sezon Eurocup'ı İtalyan ekibi Cras Basket'in elinden alırken, ülkeye ilk Avrupa Kupası'nı getirmeyi de başardı. 2010'lu yılların başında kadın basketboluna daha fazla yatırım yapmaya başlayan kulüp; Sylvia Fowles, Diana Taurasi, Tina Charles gibi önemli yıldızlara parçalı formayı giydirmeyi başarmış, Euroleague'de boy göstermeye başlamıştı ancak istenen başarı bir türlü gelmiyordu. Ceyhun Yıldızoğlu ile yolunu ayıran kulüp, baş antrenörlük görevine Ekrem Memnun'u getirdi ve Galatasaray'ın, sonunda Avrupa'nın en büyüğü olacağı hikaye yazılmaya başladı... 

2012-13 sezonunda Türkiye Kupası'nda ezeli rakibi Fenerbahçe'yi mağlup eden Galatasaray kupaya uzanırken, ligin final serisini 3-2 kazanan Fenerbahçe şampiyon oldu ancak Galatasaray'ın o sezon oynadığı basketbol, sanki olacakların bir habercisi gibiydi..

2013-2014 sezonunda Fenerbahçe'yi mağlup ederek Türkiye Kupası'nı bir kez daha kazanan Sarayın Sultanları, Euroleague 8'li finalleri A Grubu'nda Fenerbahçe, Spartak Vidnoje ve Kayseri Basket ile aynı grupta yer aldı. Grupta sadece Fenerbahçe'ye mağlup olan sarı kırmızılılar, ikinci sırayı alarak yarı finale çıkmaya hak kazandı. Yarı finalde ise rakip, turnuvanın hem ev sahibi hem de açık ara favorisi olan Rus ekibi Ekaterinburg'du. O sezon evinde oynadığı tüm maçları kazanan Ekaterinburg, Galatasaray'ın ilk yarıda yaptığı savunmaya çare bulmakta zorlanınca devreyi 29-50 geride kapattı. İkinci yarıda Ruslar geri dönmeye çalışsa da Sarayın Sultanları mücadeleyi 77-70 kazanmayı başardı ve finale yükseldi. O gün 29 sayı üreten Alba Torrens ise taraftarların gözünde bir kahramandı...

Finalde ise Sarayın Sultanları'nın karşılacağı takım ezeli rakip Fenerbahçe'ydi. Bir önceki sezon Ekaterinburg'a finalde kaybeden sarı lacivertliler, Ekaterinburg ile birlikte kupaya aday gösterilen 2 takımdan biriydi. Bünyesinde Cappie Pondexter, Angel McCoughtry, Verameyenka gibi yıldızların yanısıra milli takımın önemli isimlerini de barındıran Fenerbahçe için kupa artık bir adım uzaklıkta görünüyordu. Bourges'i eleyen sarı lacivertliler, final oynanmadan önce şampiyon olacaklarından emindi bile.. Maç ise Ekaterinburg maçının kopyası gibi başladı adeta. Galatasaray'ın etkili savunması karşısında çözüm üretemeyen Fenerbahçe, farkı açan Galatasaray... İlk çeyrekte ezeli rakibine tam 19 sayı üstünlük sağlayan sarı kırmızılılar, çeyreği 26-7, ilk yarıyı ise 42-29 önde kapattı. Üçüncü çeyrekte farkı tek haneye indiren Fenerbahçe ise umutlarını son çeyreğe taşımayı başarmıştı. 53-44 Galatasaray'ın üstünlüğüyle başlayan son çeyrekte sarı lacivertliler savunmasını iyice sertleştirdi ve farkı indirmeye başladı. Maçın bitimine yaklaşık 4 dakika kalırken maç ortaya gelmişti bile ve fark sadece 2'ydi. Galatasaray hücum etmekte zorlanmış, dar rotasyonla oynayan takımımızda artık ayaklar yorgunluktan gitmemeye başlamıştı...

Sonra o geldi arasından sislerin.. Galatasaray'ın hücumunda Işıl sağ forvette Şebnem Kimyacıoğlu'nu buldu. Ve Şebnem'den turnuvanın ilk üçlüğü, skor 58-53! 3 dakikadır sayı bulamayan sarı kırmızılılara bir hayat öpücüğü.. Fenerbahçe maçı bırakmadı, skora tutunmayı yine başardı. Bitime 01:50 kala fark 4, Galatasaray hücumda zorlanıyor, potadan uzak.. Hücum süresinin bitmesine 10 saniye var, top Işıl'da. Hücum süresi son 4 yanıyor, Lyttle.. Lyttle'dan Şebnem'e pas, Şebnem potadan çok uzak, rakip el gösteriyor. Şebnem çok uzaklardan bir üçlük daha, skor 65-58! Fenerbahçe'nin direncini kıran Galatasaray, maçı 69-58 kazanıyor ve ülkeye ilk Euroleague kupasını getiren takım olmayı başarıyor..

Bugün, Avrupa'nın en büyüğü olmamızın 6. senesinde, emeği geçen her çalışana, her sporcuya, teknik ekibin her ferdine ayrı ayrı bin teşekkür. En büyük teşekkür de Ekrem Memnun'a.. Ekrem Hocam, sen bütün Galatasaraylarının kahramanısın! Ve Galatasaray basketbolu.. İyi ki varsın!

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.