Süper Lig | Sonunda bitti..

Süper Lig'de sezonun son haftasının açılış maçında Antalya deplasmanında sahaya çıkan Galatasaray, koronavirüs pandemisi sonrasında eziyete dönen ligin kapanışını sezonun geneline yakışır bir şekilde gerçekleştirdi. Rakibi karşısında ilk yarıda geriye düşen, ikinci yarıda geri dönen Fatih Terim'in öğrencileri son dakikada yediği golle sahadan 2-2'lik eşitlikle ayrıldı. Galatasarayımızın golleri Marcelo Saracchi ve Younes Belhanda'dan gelirken, maçın başında sakatlanan Emre Akbaba oyuna devam edemedi. 

GENÇLER LİSTEYİ DOLDURMAK İÇİN Mİ?
Avrupa Kupaları'na katılmak için puan kaybı yaşamaması gereken Galatasaray zorlu hava şartlarının olduğu deplasmanda Okan Kocuk - Martin Linnes, Marcao, Ryan Donk, Marcelo Saracchi - Jean Michael Seri, Taylan Antalyalı, Emre Akbaba - Younes Belhanda, Sofiane Feghouli ve Adem Büyük onbiriyle sahaya çıktı. Maç kadrosunda Berk Balaban, Emin Bayram, Atalay Babacan ve Yunus Akgün gibi genç isimlerin olduğunu görmek her ne kadar mutluluk verse de, dün akşam oynanılan 90 dakikayı izlediğimiz zaman bu isimlerin sadece maç kadrosunu doldurması için kadroya alındığını görmek üzücü oldu. Kazanmak ile kaybetmek arasında elbette fazlasıyla kalın bir çizgi var ancak dün ortaya konulan oyun sonrasında kafalarda ister istemez "Altyapıdan çocuklar oynasa ne değişir?" sorusu sorulmadı değil. Özellikle ilk yarıda tanınmaz bir halde olan Galatasaray'da maçın görüntüsünü özetlemek gerekirse, 25.dakikada verilen su molasında teknik direktör Fatih Terim saha kenarına gelen oyuncularının yanına bile gitmedi. Hocanın maçtan önce oyuncularına "bu sizin son şansınız" deme ihtimali oldukça yüksek ancak oyuncuların buna nasıl bir reaksiyon gösterdiğini, daha doğrusu göstermediğini de hepimiz gördük. 

Antalyaspor dün akşam 2-1 gerideyken oyuna 15 yaşındaki Mevlüthan girerken, Galatasaray'da beş oyuncu değiştirme hakkının olduğu dönemde ikinci oyuncu değişikliği olarak 87.dakikada Jimmy Durmaz oyuna dahil oluyordu. 

SEZONUN EN İYİ OYUNU ÜÇLÜ SAVUNMAYLA GELDİ
Karşılaşmanın hemen başında sakatlanan Emre Akbaba'nın yerine Ömer Bayram oyuna dahil olurken, Galatasaray maçta dakikalar 19'u gösterdiğinde takım ve alan savunmasından bi'haber pozisyonda topu kalesinde gördü. Freddy'nin golden önce yaklaşık 30 metre jogging temposunda ceza sahasına doğru hareketlendiğini ve penaltı noktası üzerinde topa bomboş durumda vurduğunun altını çizelim. Antrenmanda bile bu kadar rahat pozisyon vermezsiniz. Maçın ilk yarısında rakip kalede Sofiane Feghouli ile altı pasın içerisinde %100000'lik gol pozisyonundan yararlanamayan Galatasaray, ikinci yarıda daha derli toplu bir oyun ortaya koymaya başladı. Burada dikkat çeken nokta, Taylan Antalyalı'nın ikinci yarıda sağ stoper olarak savunmayı üçlemesi ve Martin Linnes - Marcelo Saracchi ikilisinin hücuma daha fazla katılmasıydı. Galatasaray bu sezon +40 resmi maç oynadı ve ne hikmetse üçlü savunma düzeninde bu oyunu daha iyi oynadı. Ligin en iyi futbolunu oynadığı dönemde dahi Lemina iki stoperin arasına kayıyor, Mariano ve Saracchi orta sahayı beşliyordu. Ancak ligin son maçına gelmemize rağmen gerek şartlar, gerekse takımın hala bir oyun kimliğinin olmaması üzücü detaylardan birisiydi.. İkinci yarıda oyuna ağırlığını koyan ve üçüncü bölgede daha özgür hareket eden Galatasaray, aradığı golü de ön alanda Adem Büyük'ün bireysel yeteneğinden buldu. Ön alanda pres yapan tecrübeli forvet topu kazandıktan sonra savunmanın arkasına derine nefis bir pas bıraktı ve 58.dakikaya girilirken Marcelo Saracchi dar açıdan sert bir şut atarak topu ağlarla buluşturdu. Savunmayı üçledikten sonra sık sık kanat bek olarak Saracchi ve Linnes'in rakip ceza sahasına kat ettiğini görmüştük ki, 2-1 öne geçtiğimiz pozisyonda da Norveçli sağ bek başroldeydi. Ceza sahasına doğru hareketlenen Linnes kaleye sert şutunda top savunmaya çarparak direk dibinden dışarı çıktı ve kazanılan kornerde Amilton'un elle müdahalesi sonrasında penaltı kazanıldı. Penaltıda topun başına geçen Younes Belhanda, bu sezon 4'ü penaltıdan olmak üzere 5. kez fileleri havalandırarak Galatasaray'da en golcü sezonunu geride bıraktı. Öne geçtikten sonra üçüncüyü, dördüncüyü, beşinciyi kaçıran takımımızda "sezonun geleneği olan" uzatma dakikalarında gol yeme rahatsızlığı tekrardan baş gösterdi ve doldur-boşalt oyunu sonrasında savunmada bireysel hatalar silsilesiyle birlikte Antalyaspor eşitliği sağladı. 

OKAN RAKİBE GÜVEN, BİZE KORKU VERİYOR
Okan Kocuk hakkında şunu söylemek gerekiyor.. Belki üzerine çok fazla gidiliyor, belki yeteneksiz, belki de şansı yanında değil. Ancak 24 yaşındaki kalecinin kesinlikle ve kesinlikle sürekli olarak oynayabileceği bir takıma kiralanması gerekiyor. Muslera'nın kalemizi koruduğu 26 maçta 20 gol yediğimiz ortadayken, Okan'ın kaleyi koruduğu 8 maçta 17 gol yememiz normal açıklanacak bir durum değil. Elbette, gol yenilmesi yalnızca kalecinin suçu değil tüm takımı ilgilendiren bir konu ancak dün enteresan bir durum vardı. Antalyaspor'da maçın 60.dakikasında oyuna dahil olan Hakan Özmert, sahada kaldığı 30 dakika içerisinde 30 metre ve üzerinden yaklaşık 4 kere kaleye vurdu. Hatta bu pozisyonlardan birisi de 90+2'de dönen topta beraberlik golünün gelmesinde önemli rol oynadı. Okan'ın kalede olması rakip takıma böylesine bir özgüven verirken, Fernando Muslera'nın kalede olduğu dönemde rakip takım oyuncusu bırakın 30 metreden kaleye vurmayı ceza sahasında bile vururken iki kere düşünüyordu. Bu bile çok büyük, fark yaratan ve dikkat çeken bir detay. Üzerine düşünmekte biraz fayda var.. 

24 yaşındaki kaleci dün akşam Antalyaspor forvetleri karşısında zaman zaman başarılı kurtarışlar yapsa da, özellikle Jahovic'in karşı karşıya kaldığı pozisyonda (sonradan ofsayt bayrağı havadaydı) daha rakip forvet topa vurmadan yere yatarak aşırtma vurmasına izin vermesi; uzaktan gelen her şutu ceza sahası içerisine tokatlaması ve rakibe ikinci bir şans daha tanıması gibi konularda dikkat çekti. 

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.