Çözüm belli beyler: İstifa, istifa, istifa!

abdurrahim albayrak yusuf günay mustafa cengiz

Bir transfer dönemi daha iyisiyle kötüsüyle tamamlandı. Galatasaray'da Mustafa Cengiz yönetiminin 3. yılında bir transfer dönemi daha yalanlarla, taraftara hayal satarak geçirdiği ve sonucunda hiçbir şeyin yapılmadığı bir dönemi daha geride bıraktık. 

Bugün konuşmadan önce bir takvim yapraklarını geriye sarmak lazım. Mustafa Cengiz sürpriz bir şekilde Dursun Özbek'i geride bırakarak başkan olduktan sonra ilk transfer döneminde Ocak ayında takımın önemli parçalarından olan Badou Ndiaye için kalacak açıklamaları yapılmasına rağmen ansızın bir şekilde satıldı. Satılmasından yana sorun yoktu zira 17 milyon euro gibi bir bedele satmak anlaşılır bir durum ancak temel sorun yerine adam alınamamış olmasıydı. O dönem Fatih Terim sezon başında kadro dışı bırakılan Donk'u Ocak ayında futbola döndürmese Galatasaray şampiyon olamayacaktı. İlk Ocak ayı böyle geçti. Genel olarak taraftar Dursun Özbek faciasının ardından bu durumu çok da dert etmedi. Sezon sonuna geldiğimizde ortada şampiyon bir takım olsa da eksiklerin olduğu bir gerçekti. Galatasaray yönetimi yazın büyük bir skandala imza attı. Abdurrahim Albayrak ligdeki Alanyaspor maçının ardından "Biz 2 forvet alacağız" açıklaması yapsa da günün sonunda Galatasaray tek forvet dahi alamadı. Transferin son günü Beşiktaş'a Vagner Love için yalvaran, Akhisarspor'a Seleznov için yalvaran bir Abdurrahim Albayrak gördük. Aradan 6 ay geçti geldik Ocak ayına. Kasım ayından itibaren forvete gelecek isimler belli haberleri pohpohlanırken Ocak ayında Dubai'den eli boş dönen Alan'a kendilerini iyi ağırladığı için teşekkür eden, "Tetteh burada" diye saçmalayan bir Abdurrahim Albayrak gördük. Tepkiler üzerine transferin son haftası panik butonuna basarak 10 milyon euroya Mbaye Diagne'nin transferiyle hamle yapıldı. Bir başka yaz transfer dönemine geldik. Oyuncu satışı yapılması beklenirken Galatasaray yönetimi tek bir oyuncu dahi satamadı. Falcao konusunda reklam yapmaktan adamı kampa getiremediler insanların hevesini kırıp bezdirdiler. Geçen senenin Ocak ayına geldiğimizde de iyi geçti denebilecek tek dönem olan Ocak ayında da bu kez stoper yedeği alınamadı. Kasım'da sezonu kapatan Luyindama yerine bir stoper yedeği bulanamadı. Yine de bu yönetimin tek iyi dönemi geçen seneki Ocak ayıydı diyebiliriz. 

Şimdi geldik bu seneye Galatasaray'ın orta saha konusunda ciddi bir eksiği olacağı daha sezon bitmeden belliydi. Kiralık oyuncuların gitmesinin ardından orada büyük sorun olacağını cümle alem biliyordu. Galatasaray yönetimiyse buna karşılık orta sahaya sadece Etebo'yu alabildi ki onu da D'Avilla'nın getirdiğini hepimiz biliyoruz. Burada da Etebo konusunda da yönetimin büyük bir vasıfsızlık sergilediği gerçeğini de söylemek lazım. Zira Stoke City'nin kampa dahi götürmediği Etebo'yu kiralarken oyuncunun satın alma opsiyonu olarak 7.5 milyon euro konması büyük bir rezillik. Çünkü Etebo başladığı gibi iyi oyununu sürdürürse gelecek sezon takımda tutamayacağımız bir gerçek. Dolayısıyla Etebo sezonu başladığı gibi iyi geçirirse Stoke City'e oyuncu hazırlamış olacaksın. Ondan sonra yazın yine sil baştan. Onyekuru, Seri gibi uğraş dur yeniden kiralamak için. Bunlar birebir yeniden yaşanacaklar. Aldığınız tek oyuncuda bile düzgün iş yapmaktan acizseniz o görevde de artık oturmayın. Kısaca bu yönetimin 3 yıldır iyi geçirdiği tek transfer dönemi geçen sezonun Ocak ayı. Yönetmekten aciz bir vasıfsız yönetimi Galatasaray haketmiyor. 3 yıldır Mustafa Cengiz yönetimiyle geçen bütün transfer dönemler taraftar için azap haline geliyor. 

Tüm bunların yanında mevcut Galatasaray yönetiminin hayal satan doğruları söylemeyen taraftarı kandırma peşinde koşan kişilerden oluştuğu gerçek. Geçtiğimiz günlerde daha 5 gün önce Abdurrahim Albayrak, Rangers maçı öncesinde transfer yapılabileceğini söylemişti ve güzel gelişmelerin olacağını ifade etmişti. Aradan geçen 5 günde hiçbir şey olmadı. Şimdi Albayrak'a sormak lazım taraftara hayal satarken hiç utanmadınız? Doğruları söylemekten kaçınırken, taraftarı salak yerine koymaya çalışırken yüzünüz hiç kızarmıyor mu? 

Galatasaray yönetiminin vasıfsızlığı sadece transfer konusuyla da bağlantılı değil. Sponsor bulmaktan aciz bir yönetim var ortada. Çok basit bir örnek vermek gerekirse geçen sezon Kadın Basketbol şubesini kapatmayı düşünen Beşiktaş bile sponsor bulurken Galatasaray sponsor bulamamıştı ve ligde sponsoru olmayan tek takımdı. Bu büyük bir acizlik. Yöneticilik kazanılan maçın ardından resmi hesaptan fotoğrafını paylaştırmak, kaybedilen maçın ardından deve kuşu gibi kafasını toprağın altına gömerek ortadan kaybolmak demek değildir. Transfer yapmaktan acizsiniz, sponsor bulmaktan acizsiniz, kulübün haklarını savunmaktan acizsiniz. Sizin doğru yapabildiğiniz tek bir şey yok. Taraftara hayal satmaktan başka hiçbir şey yapmıyorsunuz şahsi reklamınızı yapmaktan başka Galatasaray'da bir işe yaradığınız yok. 

En kısa sürede Galatasaray'ın Yusuf Günay, Abdurrahim Albayrak gibi kendi reklamının peşinde koşan, galibiyetlerin ardından her türlü şovu yapıp kötü skorların sonunda ortadan kaybolan taraftara hayal satan adamlardan kurtulmasını umut ediyoruz. Gelecek için temennimiz Galatasaray'ın bir daha Abdurrahim Albayrak, Yusuf Günay gibi vasıfsız yöneticilerin bu kulüpte görev almamasıdır. Klasik bir sözle bitirelim; "Galatasaray tarihi önünde, Galatasaray değerleri önünde sizleri itham ediyoruz ve çözüm belli diyoruz beyler: istifa, istifa, istifa!"

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.